Alsancak Dostlar Fırını...

BOYOZun geçmişi: 1400’lü yıllara dayanan hakkında birkaç farklı bilginin olduğu fakat hepsinin ortak noktasının, el emeği ve kıtlık yemeği olduğunun kesinlik kazanmış bir hamur işidir.  Osmanlı döneminde mutfakta çalışan Musevilerin bu topraklarda öğrenerek kendi kültürlerine dahil etmişlerdir. İspanya’ ya göçleri sırasında bu tarih onlarla gitmiştir. Museviler yeniden Osmanlı topraklarına dönmeleriyle bu tarif, yeniden kendi topraklarına ama bu sefer biraz daha değişikliğe uğrayarak geri dönmüştür. Musevilerin ilk yerleşimleri Çanakkale’ ye olmuştur. BOYOZ Çanakkale’de görücüye çıkmış,  tanıtılmaya çalışılmış fakat kabul görmemiştir. Çanakkale’ de yer edinemeyen ve kabul görmeyen bu hamur işi, İzmir’e taşınmış ve İzmirlilerle buluşmuştur.

1- 1955 FIRIN FOTO açma
2 - İrfan Akar çıraklık son

BOYOZ’ un İzmir‘e dahil olması ve bu kültür ile anılması ise; Dönemin fırın sahibi  Yako ustanın yanında çalışmaya başlayan Avram ustanın hem hamur açıp aynı zamanda camekanlı bir tezgahta BOYOZ satmasıyla başlamıştır. Avram ustanın yanına çırak olarak giren Süleyman Usta, Hüseyin Konya Mehmet Konya’ya bu mesleği öğretmeye başlamasıyla ilk eğitimini de vermiş olur. İkiçeşmelik yokuşunda Agora‘nın arka sokağında Yako ustanın fırınında Avram Usta artık kendi gibi ustalar yetiştirmeye başlamıştır. 13 yaşında Bulgaristan dan göç ederek İzmir’ e gelen  Kocaman lakaplı Mustafa Akar, Kasap lakaplı Ahmet Oral’ın aralarına çırak olarak girmesiyle devam eden bu hikaye ‘Bir şehrin Vazgeçilmezi ’ olarak geleceğe ilk adımlarını atmıştır. Çıraklık, Ustalık derken artık Yako ustanın bir araya getirdiği dostlar grubu oluşur. Bu grup yıllarca birbirinden ayrılmaz ve kendileri gibi ustalar yetiştirmek için büyük emekler verirler. Mustafa Akar bu işi başka bir boyuta taşımak adına bir ara Almanya’ ya gider ve orada fırıncılık yapar. Almaya‘dan edindiği bir dostu emekleri karşılığında hediye ettiği ilk milföy makinalarından biri ile döner. Türkiye‘de ilk milföy hamuru yapan kişi unvanını alır. Yaptığı milföyleri zamanın büyük kuruluşu Dardanel firması ile tüm Türkiye’ de tanınır. Bu şöhret ona BOYOZ’u olan aşkını unutturamaz. Ve BOYOZ u herkesle buluşturmak adına sahip olduğu tek mülkü satarak Kıbrıs Şehitlerinde bir fırın satın alır. 1957 de başladığı bu büyük başarı hikâyesini 1983 yılında Alsancak Dostlar Fırını ile yeni bir noktaya taşır. Bu yolculuğunda yanında Mehmet Konya, ( Bugün 85 yaşında ve hala ayakta geçmişi bugün gibi hatırlayıp bu mirasın aktarılması için öğütler veriyor) Ahmet oral yine yanında yer alırlar.  Önceleri günde 200 – 300 adet BOYOZ satar ama asla vazgeçmez. Uzun yıllar bu usta grup Kıbrıs Şehitleri caddesini sabah 05:30 da mis gibi tahin kokusuyla güne merhaba demek artık bir gelenek haline gelmiştir.

3- IRFAN AKAR ESKI VE YENI FOTO
4- Alsancak Dostlar Fırını eskı

BOYOZ ‘ un genç nesile devri ise; Daha çocuk denecek yaşta, 13 yaşında, ayağının altına kasa koyarak tezgâhta hamur sallamak için okuldan kaçan İrfan Akar’ ın bu mesleğe gönül vermesi ile BOYOZ‘ların 2. Nesil ustası olarak anılacağı bir unvan da getirir.

2009 yılına kadar babasıyla her sabah Alsancak Dostlar Fırınında 05:30 da dostlarını karşılayan İrfan Akar, babası Mustafa Akar‘ın vefatıyla bu görevi yalnız başına üstlenir.

Yanında yine yol arkadaşı Mustafa Konya vardır. Babalarının dostluğu oğullarıyla yaşar ve büyür. Ailede, babasından sonra bu işi yapacak, büyük BOYOZ ustalarıyla yetişmiş, tek boyoz ustası olan İrfan Akar, babasının vasiyetiyle Alsancak Dostlar Fırınını büyük bir aşk ve saygıyla devralır. Bu devralış çok uzun sürmeden ‘Bir Şehrin Vazgeçilmezi’ olarak anılmaya başlar.  BOYOZ un geleneksek yapısının korunması ve bu ürüne patent alması için birçok başvurular yapar ve emek verir. Ve BOYOZ İzmir’ e tescillenir.

5- İrfan Akar ustalık son
dostlar-firini